KARAYILANIN TORUNUNDAN KARAYILANI TANIYALIM

                                 GAZİANTEP SAVUNMASINDA DESTANLAŞAN KARAYILAN

Mulla Mehmet KARAYILAN 1888 yılında Pazarcık’a bağlı Höcüklü Köyü, Kürt Elif Mezrasında kıl çadırda doğmuş olup, Besni nüfusuna kayıtlıdır. O sırada Besni Malatya’ya bağlıdır. Kabalar Oymağından olan ailesi, Malatya/Doğanşehir’e bağlı Harapşehir Köyüne yakın Almalı(Atmalı olmalı) Köyünden göç edip Elif mezrasına gelmişler. Asıl adı Mehmet’tir. Malatya-Akçadağ ilçesi Söğütlü Köyü imamından Kur’an dersleri almıştır. Köyde ara sıra namaz kıldırdığı için ona “Molla” denildi. Babası Mamo, Ermenilerle bir köy kavgasında elindeki kılıçla köy halkının tamamını mağlup ettiği için ve esmer olduğu için ona Ermeniler; “Yakalayamadık ki dövelim, adam elimizden bir Karayılan gibi kayıp gidiyordu” demişler. Babası 1904 yılında Ermeni Eşkıyaları tarafından obasına yapılan baskın sırasında Şehit edilmiştir. Bu nedenle “Karayılan” unvanı ona babasından kalmıştır.  Bu tarihte Karayılan 16 yaşında olduğu halde Aşiretin Beyi olarak seçilmişti.

Mulla Mehmet Karayılan Malatya, Elbistan, Adıyaman, Besni, Gölbaşı, Pazarcık, İslâhiye’ye kadar uzanan bölgede yaşayan Atmalı Aşiretinden Kabalar Oymağı’nın Beyidir.

Antep Harbine katılmadan önce, Gaziantep ile Pazarcık arasında bulunan Höcüklü Köyüne bağlı Elif Kışlasında çadırda oturmaktadır. Malatya Askerlik Şubesi’nden gönüllü olarak Seferberliğe katılmış, yakın akrabaları Yemen Cephesinde de savaştığını söylüyorlar. Bu Yemen Cephesinden yana pek bilgi edinilememiştir. Yemen’den sonra Doğu Cephesi’nde Kazım Karabekir komutasında Kurtuluş Savaşında toplam 8 yıl göğüs göğüse savaşmıştır. Gösterdiği başarılardan dolayı birçok madalya almış, Karabekir Paşanın dikkatini çekmiş, Çavuşluk rütbesine terfi etmiş, Kazım Karabekir’in emir çavuşu olmuştur. Orduya namaz kıldırırken, Karabekir de arkasında safa durmuştur.

Doğu Cephesinde sağ ayağında yaralanınca, Erzurum Hastanesine kaldırılmış, daha sonra Malatya Hastanesine gönderilerek orada tedavi görmüş ve bu arada savaş bitince(1917) terhis edilmiştir. Savaş sonunda, köyüne dönen Mulla Mehmet KARAYILAN, Kabalar Oymağının Beyliğine devam etmiştir.

Malatya ve Pazarcık civarlarında ortalığı kasıp kavuran ve 10 Askeri Şehit ettikten sonra, onların elbiselerini giyerek köy basan Eşkıya Bozo’yu yakalayıp ağaca asmış bu davranışından dolayı ekibi ile birlikte, Malatya Askeri Komutanlığından mükâfat almıştır. Antep Harbine gireceği sırada Eşkıya Samlı Kel Ahmet’i yakalamış ve Dülük Köyünde Dut Ağacına asmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk’ten kendisine iki mektup gelmiş. Kılıç Ali tarafından Pazarcık İlçesinde bu mektuplar Karayılan’a takdim edilmişler. (Bu mektuplar daha sonra Kamil Ocak ve Ali İhsan GÖĞÜŞ tarafından Ankara’da sergilenmek için emanet alınmış ve iade edilmemişlerdir). Bu mektupların dışında ayrıca, Doğu cephesi kumandanı Kazım Karabekir’den bir gün kendisine bir telgraf gelir; “Düşman Kilis’ten Antep’e girmek üzeredir, düşmanı Antep’e sokmayasınız, gözlerinden öperim. Kumandanın Kazım Karabekir“. Karayılan bu mektupları birer emir kabul edip, savaş hazırlıklarına başladı. Ancak Antep henüz Karayılan’ın adını duymamıştı. Atmalı Aşireti’nden 82 gönüllü akrabasını çete olarak topladı. 1600 baş koyununu satarak hiç kimseden yardım ve destek almadan çetelerini donattı.

Annesi Ayşe;

Yavrum sen bu kadar malı mülkü bırakıp nereye gidiyorsun? Sen deli misin?” diyor.            Karayılan;

Ana Ana sen doğuda Ruslar’ın-Ermeniler’in yaptıklarını bir görseydin, şimdi sende durmaz giderdin” dedi.

Kadeşi Şüro(kılıço) Mamo’yu Maraş’a gönderdi, üç katır yükü silah satın aldı. Kimseye bilgi vermeden kendi köyünden çeteleriyle birlikte geceden Karabıyıklı köyünde pusu kurdu. Ertesi günü ikindi vakti Maraş’a giden Fransız kuvvetlerini Devret Deresinde perişan etti. 93 kadar siyahî Sudanlı, Senegalli, Cezayirli, Faslı, Tunuslu Müslüman Fransız askerini esir aldı, esirleri kendi köyüne götürerek her gün 4 koyun keserek onları koyun eti ile besledi. Karayılan Antep Harbinde Şehit olunca, kardeşleri esirleri Pazarcık Kaymakamına teslim ettiler. Esirler Karayılan’ın ardından çok ağlamışlardı. Adını Karabıyıklı cephesi ile Antep’e, Türkiye’ye ve Dünya’ya duyuran Karayılan’a, Antep Heyet-i Merkeziyesi tarafından görev verilmek üzere davetiye çıkarıldı.

Davet üzerine Antep’e giren Karayılan, 82 çetesi ile birlikte önce Bekirbey, sonra Karagöz Camii’ne yerleşti. Daha sonra Türkmen köylerin katılımı ile çetesi 150’yi buldu. Bu arada Karayılan, Antep ve Halep Cezaevleri’nin kapılarını açtırmış, hükümlülerin ellerine silah vermiş, çetesine yeni gönüller katmıştı.

Karabıyıklı Baskını, Elmalı Cephesi, 1. ve 2. Ağcakoyunlu Cepheleri, İkizkuyu Cephesi, Nizip yolu savaşları, Mağarabaşı savaşları ve Kurbanbaba savaşına katılan Karayılan; İkizkuyu Cephesi’nde Fransız Katar Kolunu perişan etmiş, Fransız General Normand kolundan yaralanarak gecenin karanlığından faydalanarak Halep’e kaçmıştır. Normand’ın hanımı ise Karayılan’a esir düşmüştür. Hanım iki ay çetelerle birlikte dağlarda kalmış, ilk mütarekeden sonra Başkarakol’un orada hanımı sağ salim Normand’a teslim edilmiştir. Şahinbey ve Karayılan’ın Şahadetinden sonra, Antep açlıktan dolayı teslim olmuştur. Fransızlar yoksul halka yardım dağıtırken iki ay boyunca Normand’ın hanımına bakan bu iki çete yardım almaya gelmezler. Normand’ın hanımı bizzat ismen onları çağırttırarak kocası Normand’a ricada bulunur;

Ne istiyorlarsa onlara fazlasıyla ver. Onlar bana dokunmadılar, iki ay boyunca bana bir hanımefendi gibi baktılar” deyince,

Normand çetelere ne istediklerini sorar. Çeteler de;

Silah ve mermi istiyoruz” dediler.

Bunun üzerine Normand;

“Antep teslim olmuş, siz “silah ve mermiyi ne yapacaksınız?” diye sorunca;

size sıkacağız!” dediler.

Karayılan 24 Mayıs 1920 Cuma sabahı kalkar, her zaman olduğu gibi beyaz kefenini giyer, sabah namazını kıldırdıktan sonra, kamçı ve gümüş saplı kamasını Karagöz Camii İmamı Mehmet Ömer’e teslim eder ve;

Hocam ben cepheden dönersem emanetimi geri verirsin. Şehit olursam bunları köydeki kızım Selvi’ye verirsin” demişti.

İşte o gün bu gündür; 24 Mayıs 1920’de, Sarımsaktepe’de zorlu bir savaştan sonra düşman kaçmaya başlayınca, sevinerek mevzi değiştirmek için ayağa kalkan Karayılan, Hayri Efendi’nin bağının çitinin üzerinden geçerken talihsiz bir kurşun karaciğerini parçalar. O gün kendisi ile birlikte 19 arkadaşı daha Şehit olur. Salaca bulunmaz, Kankardeşi Be Namlı Mamato onu omzuna alır ve hastaneye ulaştırır. Mecit Barlas onu ameliyat ederken Şahadet makamına kavuşur. Karayılan Şehit olduğunda, 1600 baş koyundan cebinde sadece 4 mecidiye, bir Kur’an-ı Kerim, bir kalem bir kâğıt kalmıştı. Sarımsaktepe, Karayılan’ın son cephesi olmuştu. Şu anda, Karayılan’ın mezarı Şeyh Fehullah Camii’nin avlusundadır.

1928 yılında Mustafa Kemal ATATÜRK imzası ile yetimlerine maaş bağlanması karar altına alınmış, ancak baba adı ve köyü sehven yanlış yazıldığı için tebliğat başka köye gittiği için kızı Selvi bu maaştan haberdar olmamıştır. Ancak Karayılan Şehadetinden sonra, bu kararla Teğmenlik rütbesine terfi ettirilmiştir.

Antep iki ay içerisinde kader arkadaşı olan Şahin Bey ve Karayılan gibi iki kahramanını kaybetmiştir. Antepliler bu savaşta resmi 6347, yaklaşık toplam 12 bin (köylü Şehitler dâhil değil) şehit vermişlerdir. Antep halkı Karayılan’ın ölümünden sonra Karayılan’ın ardından şu Ağıt’ı yakmıştır:

 

KARAYILAN TÜRKÜSÜ

 

Karayılan der ki harbe oturak,

Kilis yollarından kelle getirek,

Fransız adını bütün batırak,

Vurun Antepli’ler namus günüdür!!!

Vurun çetelerim namus günüdür!!!

Atına binmiş de elinde dizgin,

Girdiği cephede hiç olmaz bozgun,

Çeteler içinde Yılanım azgın,

Vurun Antepliler namus günüdür!!!

Vurun çetelerim namus günüdür!!!

Sürerim sürerim, gitmez Kadana,

Fransız kurşunu değmez adama.

Kara haber verin garip anama…

Vurun Antepli’ler namus günüdür!!!

Vurun çetelerim namus günüdür!!!

Kılıç Ali der ki, gelsin göreyim.

Bu yiğit nasılmış, ben de bileyim.

Üç kızım vardır, birini vereyim…

Vurun Antepli’ler namus günüdür!!!

Vurun çetelerim namus günüdür!!!

Anama söyleyin, damda yatmasın.

Çuha Şalvarıma Uğçur dakmasın,

Oğlum gelir diye yola bakmasın;

Vurun Antepli’ler namus günüdür!!!

Vurun çetelerim namus günüdür!!!

Mulla’nın Ğurcunda bir top alaca,

Getirdiler Cami’ye kanlı Salaca.

Kimim kimsem yok ki, salam ilaca

Vurun Antepli’ler namus günüdür!!!

Vurun çetelerim namus günüdür!!!

Karayılan oturmuş yazı yazıyor,

Kara Sılo Çeteleri diziyor.
Haveydili Kolordular bozuyor.

Vurun Antepli’ler namus günüdür!!!

Vurun çetelerim namus günüdür!!!

Derleyen: Mehmet Demir ATMALI

(Mehmet Demir ATMALI’nın “Gaziantep Savunmasında Destanlaşan Karayılan” adlı makalesinden alınmıştır. Yazar tarafından hazırlanan “Mulla Muhammed KARAYILAN” adındaki kitabı baskıya hazır hale gelmiştir. Yazar Karayılanın

Torunlarındandır.)

Mehmet DEMİR ATMALI

Mehmet DEMİR ATMALI

Karayılan'nın Torunu. Kuva-i Milliyeci Gazeteci, Yazar, Şair, Siyasetçi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir