| Talat ın yanlış müzakere stratejisi ve varılan çıkmaz yol |
|
|
|
| Mehmet Salih ERSOY tarafından yazıldı. |
| Cumartesi, 06 Mart 2010 17:32 |
|
GÜNEŞ DOĞARKEN Salih Mehmet Ersoy
Talat’ın yanlış müzakere stratejisi ve varılan çıkmaz yol!..
Kıbrıs Türk halkının haklarını korumayı amaç edinen kim olursa olsun, ya kendi dünya görüşünü ve eğer yeterli değilse, masa başında hata yapmamak için konuyu uzmanlarla konuşmak, fikir teatisinde bulunmak, ancak her şeyden önemlisi, halkın korumayı göze aldığınız haklarını yeterince korumak için halkın inandığı davaya sizin de gerçekten inanmanız şarttır. Bu inancı taşımayan kişi kim olursa olsun, masa başında Kıbrıs Türk halkının haklarını koruması asla mümkün değildir.
Her şeyden önce, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşu, tıpkı iki kişi arasında varılan bir anlaşma ile kurulan bir ortaklık gibidir. Olaya bu gözle baktığınız zaman, ortaklıktaki haklarınızı, şartlar ne olursa olsun, sonuna kadar müdafaa etme olanağınız mümkündür.
a) Ancak Sn. Talat’ın, ta başından itibaren, Kıbrıs Türk halkının özgür iradesiyle kurulan KKTC’ni “Ceberut Devlet” diye nitelemiş olması, b) Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilanından önce uluslar arası anlaşmalarla Garantör ülke sıfatıyla anlaşmalarda ye alan Türkiye Cumhuriyeti’ni, işlerimize karışan bir taraf olarak görmesi ve bu meyanda bazı yakın çevresine bu hususta fikir beyan etmeleri için kol kanat germiş olması, c) KKTC’nin ilanı için CTP Parti Meclisinin almış olduğu karar karşısında sabaha kadar ağladığı sözkonusu olduğuna göre, müzakere masasında Kıbrıs Türk halkının haklarını koruyan ve bundan böyle elde edilecek hakların hiçbir suretle bozulmasına fırsat vermeyecek bir anlaşmaya imza atması mümkün müydü? d) Sn. Talat’ın yanında yeralan bazı çevrelerin, Garantör Türkiye’ye yönelik “Türkiye, Ne Seni, Ne Paranı ve ne de Memurlarını isteriz” gibi çirkin söylemlere ses çıkarmayışı ve bu olayın gerçekleşmemesi için ta başından itibaren tavır koymamış olması,Türk halkının haklarını koruma adına etkin politika sürdürmemesi gerçeğini unutmmaız mümkün mü? e) Bu gün halâ, “KKTC’ye Sahip Çıkılamaz” dediğine göre, masa başında iki devlete, siyasi eşitliğe ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantisine dayalı bir anlaşmaya imza atması mümkün mü?
Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs Cumhuriyetindeki ortaklık haklarının Cumhurbaşkanı Sn. Talat tarafından korunmadığını şöyle özetleyebiliriz.
Bütün mesele, bir insanın omuzladığı görevi layıkıyla yapma becerisini göstermesidir. “Bizim bu talepleri AB’ye ve Rum tarafına kabul ettirmemiz mümkün değildir” düşüncesinde olan kim olursa olsun, Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs Cumhuriyetindeki ortaklık haklarını koruması asla mümkün olamaz. . Ohalde Sn. Talat’a çağrımız, lütfen fazla gölge etmeyiniz, fazla ihsan istemeyiz.
|














