www.gazilerim.com

Üye Girişi

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün53
mod_vvisit_counterDün57
mod_vvisit_counterBu Hafta191
mod_vvisit_counterGeçen Hafta581
mod_vvisit_counterBu Ay518
mod_vvisit_counterGeçen Ay3923
mod_vvisit_counterToplam16500

We have: 2 guests online
Szin IP: 38.107.191.101
 , 
Bugün: Eyl 07, 2010

Duyurular

web sitemizin güncelleme

çalışmaları devam etmektedir.

Siz değerli üyelerimize

layık güzel bir site yapmak

için elimizden geleni yapmaktayız

sabrınız için teşekkür ederiz.

08 Şubat 2010 GURUR GÜNÜMÜZ PDF Yazdır e-Posta
MÜCAHİT tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 08 Şubat 2010 01:35

08 Şubat 2010 GURUR GÜNÜMÜZ

 

Gaziantep’e Gazi’lik unvanı verilişinin 89’ncu Yıldönümü.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, 6 Şubat 1921 tarih 147. Toplantısında, Bakanlar Kurulu Başkanı ve Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak meclis başkanlığına bir önerge sundu:

“ T.B.M.M Riyaset-i Celilesi’ne. Antep Livası merkezi olan Ayıntap kasabası namının, Gaziayıntap’a tahviline dair icra vekilleri heyetinin 2 Şubat 1337 ( 1921) tarihindeki içtimasında kabul edilen ve T.B.M.M Riyaset-i Celilesi’nin tasvibine iktiran eden, Layiha-i Kanuniye Sureti musaddaka sı rapten takdim kılınmakla iktizasının ifa ve neticesinin icra buyrulmasını rica ederim efendim.”

İcra Vekilleri Heyeti

Reis-i Mudafaa-i Milliye Vekili

Fevzi Layiha-i Kanuniye Sureti;

Madde 1- Ayıntap Livası merkezi olan Ayıntap kasabasının namı (Gaziayıntap) ‘a tahvil olunmuştur.

Madde 2- Bu kanunun icrasına Dahiliye Vekili memurdur.

Madde 3-İş bu kanun tarih-i neşrinden itibaren mer’idir.

 

Teklif böylece T.B.M.M’nin 6 Şubat 1921 günlü 147’inci toplantısında oy birliği ile kanunlaştı ve alkışlarla kabul edildi, 8 Şubat 1921 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi, o gündür bu gündür Şehrimizde 8 Şubat Gazilik günü diye kutlanmaktadır  bu gurur günlerimiz Gazianteplinin heyecanla beklediği gündü  top yükün katılır kutlanırdı fakat şu günlerde çok cılız geçen bu kutlamalar bizleri çok üzmektedir, Gurur günümüzü bile içimize sine kutlayamıyoruz o tadı bulamıyoruz vatandaşın törene gelmesini idarecilerimiz sağlayamıyor, bu eksikliği idarecilerin telafi etmesi lazım diye düşünüyorum.

            Geçmiş yıllarda halkımız akın akın tören alanlarına gelirken bugün neden gelmiyor neden gelemiyor bunu iyice bir komisyon kurarak araştırmaları lazım ve temele inmek gerekli diye düşünüyorum, dünyanın hiçbir yerinden yardım ve destek almadan kendi kendini kurtaran tek bir şehir olan GAZİANTEP nasıl gazi oldu ve şimdi o günleri için nasıl duyarsızlaştı bunun sebebini bilmek bulmak gerek.

 

(Tarihini bilmeyenlerin sınırlarını başkaları çizer)

 

20 Ekim 1921’de Ankara İtilafnamesi öncesi Fransızlar Antep’i terk etmeye zorlandı, Çünkü halk açlığa yokluğa ve zorluğa kendini alıştırmış ona göre bir direniş yolu seçmişti ölümüne direniş ölümüne Savaşıyordu çünkü tüm sevdiklerini kaybetmiş Bayrağına Vatanına saldırmıştı kefere kısaca kaybedecek hiç bir şeyi kalmamıştı canını da seve seve feda ediyordu etiydi, ne odluda bu gün bu şehrin kahramanları ve bunların kurdukları dernekler ve bunların varisleri kısaca kanunla bırakılan madalyaları itibar görmüyor da törenlere çağırılmıyor ve halkla buluşturulmuyor bu canlarını ve bedenlerinin organlarını seve seve feda eden bu kahramanların kurduğu Kuva’i Milliye derneği törenlerden çıkartılıyor? Neden bunların o yıllarda giydikleri kılık kıyafet yanı sıra onların tek gururu olan madalyalarının taşınmasına ve onların memleket kurtaran silahlarının senede birkaç defada olsa, onların çocukları tarafından giyilip kuşanılıp halkın içine çıkarılsa bir kötü tarafı olurumu? Kuva’i Milliye Cemiyeti varken bunu temsil etmek mümkünümü? Biz Kore de Kıbrıs ta Savaşan Hatta terörle mücadelede de bulunanlara sonsuza kadar saygı duyarız, biz varken de ne bu saydıklarım ne bir başkası bizi temsil edemez! edemez!  kimse bize eskimiş veya ölmüş hatta modası geçmiş muamelesi yapmasına da teamül edemeyiz, Biz herkese saygı duyarız ama herkesinde bize duyması lazım diye düşünürüz kimsede bizi temsil etmesin etmeye de kalkmasın aslı varken böyle bir zor işe soyunmasın kısaca herkes kendisi olsun yeterli.   

         

             Arzumuz dışarıda bağımsızlık, içeride kayıtsız ve şartsız millî egemenliği korumadan ibarettir. Millî egemenliğimizin hattâ bir zerresini bozmak niyetinde bulunanların kafalarını parçalayacağınızdan eminim. 1923 (Atatürk'ün S. D. II, S. 71-72)

 

 

Mehmet ÖZKARAMAN

Son Güncelleme: Cumartesi, 13 Şubat 2010 21:06
 

Mehmet DEMİR

Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR

Erol GÜLER

Erol GÜLER
Erol GÜLER

Neval KAVÇAR

Neval KAVÇAR
Neval KAVÇAR

M.Salih ERSOY

Mehmet Salih ERSOY
Mehmet Salih ERSOY

Mehmet NACAR

Mehmet_Nacar
Mehmet_Nacar

Tanju MUEZZİNOGLU

Tanju MÜEZZİNOĞLU
Tanju MÜEZZİNOĞLU

Yasal Uyarı

Sitemizde yayınlanan her türlü yazı ve yorumun sorumluluğu yorumun ya da yazıyı yazan kişiye aittir.