www.gazilerim.com

Üye Girişi

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün54
mod_vvisit_counterDün57
mod_vvisit_counterBu Hafta192
mod_vvisit_counterGeçen Hafta581
mod_vvisit_counterBu Ay519
mod_vvisit_counterGeçen Ay3923
mod_vvisit_counterToplam16501

We have: 2 guests online
Szin IP: 38.107.191.103
 , 
Bugün: Eyl 07, 2010

Duyurular

web sitemizin güncelleme

çalışmaları devam etmektedir.

Siz değerli üyelerimize

layık güzel bir site yapmak

için elimizden geleni yapmaktayız

sabrınız için teşekkür ederiz.

Yeni Bir Önder Ararken PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Pazar, 31 Ocak 2010 17:52

GÜNEŞ DOĞARKEN                                                                           

Salih Mehmet Ersoy 

Yeni Bir Önder Ararken     

 

Bu gün dünya milletlerinin saygıyla andığı Önderler, kahramanlar ve liderler acaba bu vasıflara nasıl nail oldular? Bu kahramanlar gökten zembille mi indirildiler, yoksa mensup oldukları halkların kötü giden hayat şartlarını daha iyiye ve insana yaraşır yaşam seviyesine ulaştırmak için canlarını avuçlarının içine alarak mücadele eden gerçek kahramanlar mı?  

İnsanlığın 20.nci yy’da şahit olduğu en büyük Önder elbette ki Mustafa Kemal Atatürk’ten başkası değildir. Bu gün bu büyük önderin büstleri Okyanus ötesi ülkelerde saygı ile dikiliyor ve adı ayni saygı ile anılıyorsa, Mustafa Kemal Atatürk’ün sadece Türk milletine değil, tüm insanlığa örnek bir başkomutan, bir devlet adamı ve bir kahraman olmasındandır.

Sözün özü şu ki, bir insanın kahraman oluşu ve ölümünden sonra yıllarca saygı ile anılmasının arkasında yatan neden, böyle bir insanın hayatı boyunca gerek mensup olduğu halkına ve gerekse dünya insanlığına yarattığı eserlerle örnek olmasıdır.    

 

 

 

Küçücük ülkemizde de kahraman olan ve saygı ile anılan önderlerimiz vardır. Merhum liderimiz Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk halkının ve Türk’üm diyen her insanın kalbinde taht kurmuşsa, halkı için verdiği onurlu mücadelenin bir neticesidir. Şükürler olsun ki, küçük bir halk olduğumuz halde, Önderimiz Dr. Küçük’ten sonra bir başka Öndere daha kavuşmanın onurunu yaşıyoruz. Bu Önder de kuşkusuz ki Rauf Raif Denktaş’tır.

İşte küçük bir ülkede yaşadığımız ve küçük bir halk olduğumuz halde, varoluş için verilen mücadelemizde bize önderlik eden iki büyük Öndere sahip olmanın onurunu yaşıyoruz.

 

Bu gün ne yazık ki Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan ve halkımızın Önderi olması gereken Sn. Mehmet Ali Talat, ne Mustafa Kemal Atatürk’ü, ne Dr. Fazıl Küçük’ü ve ne de Rauf Raif Denktaş’ı örnek almanın erdemini gösteremedi.

Peki bu satırları yazan bir vatandaş olarak acaba Sn. Talat’a şahsi bir kinim ve husumetim mi var derseniz, asla böyle bir düşüncenin adamı olmadığımı ifade etmek benim için bir insanlık görevidir. Keşke Kıbrıs Meselesine bakış açısına bakarak onu baş tacı yapmak için ben de bazı vatandaşlar gibi sıraya girmek için bekler olsam. Ancak bu gün masa başında “Tek Devlet, Tek Egemenlik, Tek Vatandaşlık” formülünü ve bunun yanında %20 karma oy kullanım hakkını kabul etmesi, bir vatandaş olarak beni derinden yaraladığını ifade etmemde yarar görüyorum. Anadoluya Anavatanım,  Anadolu insanına soydaşım, kardeşim demekten sıkılır olmasını hazmetmek mümkün değildir. Bu nedenle Sn. Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk halkının önderi olamadığı gibi, ne yazık ki önderlik vasfına da ermiş değildir. Sn. Talat sadece formalite icabı Cumhurbaşkanı olarak seçilen bir vatandaşımızdır. Bu gerçek de ne yazık ki tarihe aynen ifade ettiğim gibi geçecektir.       

 

İçinde bulunduğumuz ortamın ciddiyetine bakarak halkımıza önderlik yapacak bir liderin doğmasına öylesine gereksinimimiz var ki, ata emaneti yurdumuzda başımız dik, alnımız açık yaşamak için bize yol göstermesini, gerektiği zaman da kelle koltukta en önde gidecek bir Önder olması şarttır.

 

Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu görevi üstlenmeye hazır olduğunu ve bağlı olduğu parti tarafından oybirliği ile Cumhurbaşkanı adayı gösterilen Sn. Dr. Derviş Eroğlu’nun da, tıpkı Önderlerimiz Dr. Fazıl Küçük ve Sn. Rauf Raif Denktaş gibi gerektiğinde canını avucuna alarak halkımıza önderlik yapması en büyük temennimizdir. Bunu yapacağına da bir vatandaş olarak gönülden inananlardanım. 

 

Esasen bir insanın Önderlik vasfına sahip olmasının işareti, halkı için yapamıyacağı fedakarlığın olmadığını gösteren kişidir.

Sakın ola kimse ne olacak canım demesin. Çünkü 18 Nisan 2010 seçimleri, ayakta alkışladığımız devletimizin yaşayıp yaşamıyacağının imtihanı olacak bir özellik taşımaktadır. İşte bu nedenle dünya milletleri arasında uygar ve medeni insanlar olarak yer almak istiyorsak, devletimize sahip çıkacak bir Öndere ihtiyacımız vardır.

 

Tek dileğimiz, 18 Nisan 2010 akşamı Lefkoşa’da Atatürk Meydanından Girne Kapısına, oradan Meclisimize, TC Büyükelçiliği önünden devamla Asal Şübeye ve dönüş yaparak Girne Kapısına kadar olan yol güzergâhını iki güzlim bayraklarımızla donatarak bir çember oluşturmak ve bu çemberle dünyaya bir bütün halinde kenetlendiğimizi, bir ve beraber olduğumuzun mesajını vermektir. Hatta Cumhurbaşkanı seçilecek Sn. Dr. Derviş Eroğlu’nu omuzlarda taşıyarak halen hayatta olan ikinci liderimiz Sn. Rauf Raif Denktaş’ın çalışma bürosuna kadar taşıyarak bu büyük lidere kurduğu devletin emin ellerde olduğu mesajını vermek boynumuzun borcu olmalıdır.

Yıllar önce tasada ve kıvançta bir ve beraber olan halkımızdan tek istediğimiz o mutlu günde omuz omuza vererek bağımsızlığın ve özgürlüğün tadına varmaktır.

Haydi halkım, haydi Mücahitlerim, dünyaya diyelim ki, siz kendi ülkenizde başınız dik yaşamak istiyorsanız ve egemenliğinizi kimseyle paylaşmak niyetinde değilseniz, Kıbrıs Türk halkı da aynen sizin gibi bu onurlu mücadeleyi vermektedir.

Özgürlük şarkıları ruhumuzun şahlanışı olarak Lefkoşa, Gazimagosa, Girne, Güzelyurt ve İskele ilçelerinde dalga dalga yayılsın, öylesine yayılsın ki, bu ses anavatan Türkiye’de soydaşlarımızın yüzünü güldürsün, Okyanus ötesi ülkelerde yaşayan soydaşlarımızın gönlüne su serpsin.

İşte bu gün yeniden Önder yaratmamızın günüdür. Bu gün Önder olmak isteyenler, kendi çıkarını düşünmeden yalnız ve sadece halkımızın esenliği için kelle koltukta mücadele edecek birinin bayrağı devralacak gündür. İnancım odur ki, Başbakanımız Sn. Dr. Derviş Eroğlu aradığımız Önderin ta kendisidir

Bu önemli günde parti yoktur, kişilerin kişisel çıkarları yoktur, bütün mesele devletimize sahip çıkışımızın erdemini göstermemizdir. Unutulmasın ki makamlar geçicidir ancak Önderleri tarih yazacaktır. Devlete sahip çıkmak ve sonsuza kadar yaşatmak Kıbrıs Türk halkına düşen bir görevdir. Halkımız bağımsız ve özgür yaşadığı sürece günü geldiğinde tekrar bir Önderi seçmenin erdemini elbette ki göstermesini bilecektir, yeter ki devletimiz varolsun. Dileğimiz, bu uyarımızın bazı politikacılarımızın kulağına küpe olmasıdır.  

Gazamız mübarek olsun. 

   

Son Güncelleme: Pazartesi, 22 Mart 2010 20:30
 

Mehmet DEMİR

Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR

Erol GÜLER

Erol GÜLER
Erol GÜLER

Neval KAVÇAR

Neval KAVÇAR
Neval KAVÇAR

M.Salih ERSOY

Mehmet Salih ERSOY
Mehmet Salih ERSOY

Mehmet NACAR

Mehmet_Nacar
Mehmet_Nacar

Tanju MUEZZİNOGLU

Tanju MÜEZZİNOĞLU
Tanju MÜEZZİNOĞLU

Yasal Uyarı

Sitemizde yayınlanan her türlü yazı ve yorumun sorumluluğu yorumun ya da yazıyı yazan kişiye aittir.